Site Ekle - Reklam  Site Hakkında  E-Posta Grubu

 Ana Sayfa > Konulara göre indeks > Yapı İşletmesi > İnşaat Hukuku
İnşaat Sözleşmeleri   Hazırlayan: Ayşegül KORKMAZ

 
Haberler

Projeler

Kariyer

Şantiye

Fiyatlar

Faydalı bağlantılar

Testler

Bilgisayar programları

Kütüphane

Bir fincan kahve

Ajandanız

Akademik Çalışmalar

E-Posta grubumuz

 


Sözleşmeler

 

Sözleşme, bir hukuki sonuca ulaşmak amacıyla, birden çok kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile meydana gelen çok taraflı bir hukuki işlemdir (İnan, 2001). Akit ve mukavele terimleri de günlük yaşamda ve hukuk uygulamasında kullanılmaktadır. Tüm bu terimler sözleşme kavramı ile aynı anlamdadır.

 

Sözleşmelerin önemi, onların günlük yaşamdaki işlev ve öneminden kaynaklanır. Bireyler sözleşmeler ile öylesine içiçe yaşarlarki çoğu zaman bir sözleşmesel ilişki içinde olduklarının farkına bile varmadan ardarda sayısız sözleşme yaparlar. Örneğin, sabah dolmuşa binerek işyerine ya da okuluna giden kişi bir taşıma sözleşmesi, arkadaşının kalemini ya da kitabını geçici bir süre kullanmak üzere alan kişi bir ariyet sözleşmesi yaptığının farkında bile değildir.

 

Sözleşmelerin oluşması ve geçerli olabilmesi için; sözleşme yapma ehliyetine sahip karşılıklı iki veya daha çok gerçek ya da tüzel kişi bulunması, tarafların karşılıklı irade beyanlarının birbiriyle uyumlu olması, sözleşme konusunun kanuna aykırı olmaması ve tarafların edimleri arasında aşırı nispetsizlik olmaması gerekir.

 

Bir sözleşmenin oluşabilmesi için sözleşmede borç ilişkisinin unsurlarının bulunması gerekir. Bu unsurlar; talep hakkına sahip bir alacaklı, istenileni yerine getirmekle yükümlü bir borçlu ve bir de borç ilişkisinin konusu olan eda (edim)dir.

 

Sözleşmelere dair düzenlemelerin yeraldığı birincil kaynak, kişiler arasındaki borç ilişkisini düzenleyen Borçlar Kanunu’dur. Borçlar Kanunu hükümleri emredici değil yorumlayıcı niteliktedir. Yorumlayıcı hüküm, aksi kararlaştırılabilen, uygulanması zorunlu olmayan hükümdür. Diğer bir ifadeyle, taraflar sözleşmelerinde kanunda yapılmış bir düzenlemenin aksini kararlaştırabilirler (İnan, 2001). Kanun her ne kadar bazı sözleşme tiplerini ayrıntılı olarak düzenlemişse de bu sözleşme çeşitleri sınırlayıcı değildir. Yasada yeralmayan sözleşmesel ilişkiler, “sözleşme özgürlüğü” ilkesi gereğince, kanunda belirlenmiş sınırlar dahilinde düzenlenebilir.

 

Eser Sözleşmesi (İstisna Akdi)

 

İş sahibinin vermeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında, müteahhidin iş sahibine ait eseri meydana getirip teslim etmeyi borçlandığı sözleşme, eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen ve içeriği bakımından kanunda iş görme borcu doğuran sözleşmeler başlığı altında düzenlenmiştir. Bir elbise dikmek, kitap yazmak, tablo yapmak, bina, köprü inşası, elektrik, su kalorifer tesisatı yapmak, yeni diş takmak gibi pek çok durum, eser sözleşmesinin konusu olabilir (İnan, 2001).

 

Eser sözleşmesinin en çok uygulandığı alan, inşaat sözleşmeleridir. Borçlar Kanununda “inşaat sözleşmesi” adı altında ayrı bir düzenleme yapılmamış, sadece eser sözleşmesiyle ilgili bazı maddelerde inşaat sözleşmelerinden dolaylı olarak bahsedilmiştir. Niteliği gereği bir eser sözleşmesi olan inşaat sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi borçlandığı bir bedel karşılığında yüklenicinin taşınmaz bir yapı eseri meydana getirip teslim etmeyi borçlandığı sözleşme olarak tanımlanabilir (Eren, 1996).

 

“Eser” kavramı inşaat sözleşmesinin konusunu oluşturan “inşaat eseri” kavramından daha kapsamlıdır. Çünkü “inşa eseri” mutlaka maddi, cismani bir şey olduğu halde, “eser” maddi olabileceği gibi, manevi bir emek ürünü de olabilir. Diğer taraftan, inşaat sözleşmesinin konusunu oluşturan “inşa eseri” genellikle “taşınmaz eser” niteliğinde olurken, eser sözleşmesinin konusunu oluşturan “eser” ilke olarak “taşınır eser” niteliğinde olmaktadır (Eren, 1996).

 

Eser Sözleşmesinin Benzer Sözleşmelerden Farkları

 

Eser sözleşmesi ile karşılaştırılabilecek başlıca sözleşme türleri, hizmet ve satım sözleşmeleridir.

 

Eser sözleşmesi ile iş sahibi ücret vermeyi taahhüt eder, karşılığında yüklenici, iş sahibine ait eseri meydana getirip teslim etmeyi borçlanır. Hizmet akdiyle işçi belirli veya belirli olmayan bir süre için işverene bağlı olarak iş yapar, işveren de ona bir ücret ödemeyi taahhüt eder. Eser sözleşmesinde, yüklenici kural olarak işi, işverene bağımlı olmaksızın serbestçe yaptığı halde, iş sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak ve onun direktifi altında çalışır. Eser sözleşmesi ile yüklenici bir eser meydana getirme (sonuç borcu) görevini üstlenir. İş sözleşmesi ile çalışan işçinin sonuç borcu yoktur. İşçinin işi yapmaya hazır olması gerekir ve işçi işverenin gösterdiği işi yapar (Zevkliler, 1995).

 

Satım sözleşmesi, alıcının vermeyi yükümlendiği bir miktar para karşılığı, satıcı yönünden satım konusu malı alıcıya teslim ederek mülkiyeti ona geçirme borcu doğuran sözleşmedir. Belirli bir ücret karşılığı teslim edileceği kararlaştırılan şey sözleşme yapıldığı sırada mevcutsa genellikle bir satım sözleşmesinden; buna karşılık bu şey sözleşmenin yapıldığı sırada henüz yoksa ve şeyi müteahhit, ısmarlayanın vereceği malzemeyle yapacaksa, genellikle bir eser sözleşmesinin varlığından söz edilir. Emek öğesinin ağır bastığı durumlarda eser, malzeme öğesinin ağır bastığı durumlarda da satım sözleşmesinin varlığı kabul edilir. İş sahibi işin yapılması konusunda müteahhide talimat verme yetkisine sahipse eser; işin yapılması konusunda müteahhit özgürse satım sözleşmesinin varlığından söz edilir (Zevkliler, 1995).

 

İnşaat Sözleşmesinin Unsurları

 

İnşaat sözleşmesi, bir eserin meydana getirilmesi, ücret ve anlaşma olarak üç unsurdan oluşur. Eser, geniş anlamda müteahhidin iş sahibi adına ortaya çıkarmaya çalıştığı sonuçtur. İnşaat alanında eseri meydana getirme (inşa etme, yapma); yeni bir inşaat yapmak, mevcut bir yapıda değişiklik yapmak, mevcut bir yapıya ilave yapmak, mevcut bir yapıyı onarma ve yıkma olarak geniş bir şekilde ele alınır. Sözleşmenin diğer bir unsuru, ortaya çıkarılacak eser karşılığında iş sahibinin borcu olan ücrettir. İnşaat sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdir. Bu sebeple, inşa eserinin meydana getirilmesinin mutlaka bir ücret karşılığında taahhüt edilmiş olması gerekir. Ücrete dair konular baştan belirlenebileceği gibi ücretin baştan kararlaştırılmamış olması sonucu değiştirmez, eserin yapımına karşılık bir ücretin ödenmesi gerekir. Her sözleşme gibi inşaat sözleşmeleri de  tarafların asli edimler üzerinde iradelerinin uyuşması (anlaşma) ile tamam olur.  (İnan, 2001 ve Eren, 1996)

 

İnşaat Sözleşmesinin Özellikleri

 

-         İnşaat sözleşmesi tam iki tarafa borç yükler,

-         İnşaat sözleşmesi ani edimlidir,

-         İnşaat sözleşmesi sonuç borcu doğuran bir sözleşmedir,

-         İnşaat sözleşmesi özel hukuk sözleşmesidir.

 

İnşaat Sözleşmesinin Tarafları

 

İnşaat sözleşmesi temelde yüklenici (müteahhit) ve işveren (iş sahibi) olmak üzere karşılıklı iki taraftan oluşur. İşveren, inşaatı ısmarlayan taraf olup gerçek veya tüzel kişi olabilir. Yüklenici ise ısmarlanan inşaatı yapmayı yüklenen taraftır. Yüklenici, gerçek kişi olabileceği gibi, tüzel kişi ve özellikle anonim, limited veya kollektif şirket şeklinde bir ticari ortaklık da olabilir. Yüklenicilerin adi ortaklık şeklinde bir araya gelip inşaatı birlikte yapmaları da olanaklıdır ve bu durumun uygulamada en çok görülen türleri, “ortak girişim (joint venture)” ve “konsorsiyum” halleridir. Bir inşaat projesinde yüklenici ve işveren yanında tasarımcılar, altyükleniciler, malzeme-ekipman sağlayanlar, banka ve sigorta şirketleri gibi pek çok taraf vardır.

 

İnşaat Sözleşmesinin Tabi Olduğu Şekil

 

Özel hukuk alanında, eser sözleşmelerinin geçerliliği bir şekle bağlanmamıştır. Uygulamada taraflar büyük ve önemli inşaat sözleşmelerini yazılı ve hatta resmi şekilde yapmaktadırlar.  

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre, genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli dairelerin, özel idare ve belediyelerin inşaat işlerine ilişkin ihaleleri (kamuaya karşı yapılan işler) sözleşmeye bağlamaları gerekir. Bu sözleşmelerdeki imzaların noterlikçe onaylanmış olması geçerlik koşuludur.

 

İnşaat Sözleşmesinin Sona Ermesi

 

İstisna akdi, her akit gibi, sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesi (ifa edilmesi) ile sona erer. Taraflar anlaşarak sözleşmeden dönebilirler. Kanun, gerçek fiyatın keşif bedelini, iş sahibinin etkisi olmaksızın, büyük oranda aşması durumunda, iş sahibine gerek eserin imali sırasında gerekse imalinden sonra sözleşmeden dönme hakkı verir. Sözleşmeden dönen işveren, yükleniciye tazminat ödemek zorunda değildir.

 

Sözleşme konusu ifa umulmayan bir sebeple imkansızlaşmışsa sözleşme sona erer. BK. M. 368’e göre teslim edilmemiş eser, umulmayan bir sebeple kısmen veya tamamen yok olursa yüklenici ne yaptığı eserin ücretini ne masrafların ödenmesini isteyebilir. Eser, teslim edildikten sonra yok olursa, risk bu andan itibaren iş sahibine geçer ve oluşacak hasar işverene aittir. Sözleşmenin ifası iş sahibini ilgilendiren bir nedenden dolayı imkansız olmuşsa, müteahhit, sözleşme sona ermesine rağmen işin kıymetini ve bu kıymete dahil olmayan masrafları, yoksun kalınan karı talep edebilir. İfa şayet yüklenicinin şahsında umulmayan bir olay nedeniyle  imkansız hale gelmişse (yüklenicinin ölmesi gibi) sözleşme kendiliğinden sona erer ve yüklenici borçtan kurtulur. Böyle bir durumda işveren de eseri teslim almadığı için yükleniciye karşı bir ücret borcu yoktur.

 

Taraflardan birinin sözleşmeyi ihlal etmesi sözleşmeyi sona erdiren bir diğer sebeptir. Ayrıca Borçlar Kanunumuz, iş sahibine herhangi bir haklı neden olmaksızın, müteahhidin tüm zararlarını tazmin etmek kaydıyla akdi fesih yetkisi de tanımıştır (İnan, 2001 ve Eren, 1996).

 

Hazırlayan:

Ayşegül KORKMAZ

İnşaat Y.Mühendisi

Yapı İşletmesi (İTÜ-2004)

 

Korkmaz, A., 2004. Teklif Verme Sürecinde Olan Yükleniciler için İnşaat Sözleşmelerinde Risk Değerlendirme, Yüksek Lisans Tezi, İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü

 

KAYNAKLAR

İnan, A. N., 2001. Bankacılar için Borçlar Hukuku Bilgisi, Sözkesen Matbaacılık, 5. Baskı, Ankara.

Zevkliler, A., 1995. Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkisi, Fakülteler Kitabevi Barış Yay, 5. Bası, İzmir.

Ataay, A., 1981. Borçlar Hukukunun Genel Teorisi, Fakülteler Matbaası, Üçüncü Bası, İstanbul.

Eren, F., 1996. İnşaat Sözleşmeleri, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara.

Kaplan. , 1996. İnşaat Sözleşmeleri, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara.

Başöz, L. ve Çakmakcı, R., 2002. Atıflı Borçlar Kanunu, Legal Yayıncılık, İstanbul

 

 

 

 


Eğitim - Firmalar - Yapı malzemeleri - Uygulamalar - Mimarlık Mühendislik - Konulara göre indeks - Mevzuat - Mesleki Kuruluşlar - Dünyadan Linkler - Fuarlar - Proje Yönetimi - Yapılar - Ünlü Mühendisler - Diğer